ankara'ya aşık olmak da zor be iki gözüm,
sana istediklerini, hayallerini
tam olarak veremez
şekil alamaz çünkü..
kurudur çoğu kez karlı
ya da soğuktur
dondan beter
üşür,
çünkü şekil alamaz,
kurudur,
denizi yoktur, mayalanamaz,
dökemez içini,
kaskatı kesilir,
yalnızlığından
kızgınlığından
ankara'ya aşık olmak da
böyle zordur işte iki gözüm .
≈ aşk şeklini kaybetmektir
"ankara'da aşık olmak"
ankara'ya uçamaz kuş
denecek´
rahata kavuşunca,
"off"lamaya vakti artıyor insanın ..
***
biz yarışmaları dahi,
okuyarak kazanacağını düşünen bir nesildik.
*mesajın avama aiti.
zapt

nefesim yanında nefesin
yanım yanında yanın yok
yok olmaya bu kadar müsait iken sen
benle alakadar hiçbir anın yok
olmayacak
bu yol dar
bu yola gönül verenlerin
düşleri kanar
müzik edilmiş bir yaprak bile atar
o yolun kenarına beni
bir rüzgar eşeler
bir halat bu
ruhumun büyüklüğünde
boğar beni .
ama yol vaktime de
varlığıma da
dar,
yol bana sapar ..
*fransa, ilaç mıdır
ya da gökyüzüne argümanını değiştirmek?
tepe

mezarım öldüğüm yerdir elbet
dua edecek olanın ilgisine
tüm cihandır mezarım hatta kainat
üşenenin ilgisine
ölünün olduğu yer midir mezar
yoksa sınırları belli toprak bir ev midir,
beden perhizi
beni mezarlığa ölü etmeyin
ölüler soğuk olur, kuvvetle muhtemel kanım donar, üşürüm
sürekli öldüğümü hatırlamaktan korkarım,
işin aslı
ruhundan sürülmüş bedenlerin içinde
kendi ölümden bile korkarım!
*hiç farketmez, herhangi bir tepe.
..temmim bil hayr

haysiyetsizin tükürme yüzüne, zira
olur bu çölde ırmak arayan bir damla
*bil ki, güneş yaktığı için hiçbir zaman suçlu olmaz
dileğim ki,
gözyaşının bile kuraklığa yenileceği,
yaşlandıkça hızlanan,
insanın yaşadıkça yavaşladığı,
yelkovan ve akrep
akıbetinin bilinmediği şu dünyada:
bir ağaç olsun gölgesinde olduğun,
betondan bir örgü değil
ve bir bebeğin tükürük bezlerine mağdur ol
bir kendin bilmezin gözyaşından pak!
kes ucu

ben yalanları ikimiz için söylüyordum
onlar bizim oldukça
biz gerçeğe eriyorduk.
civarımız inkar edercesine
yalan diyordu.
unuturcasına
bahsedecek gerçeklerimizin olmayışını
yalancı oluyorduk
siyahsız bir dünyadaki
beyaz
ya da tam aksi neyse
bizim gerçeğe ulaşmak için söylediğimiz bu yalanlar da
buna mukabil
gerçeklerimizin olmadığı bu dünyada
bizi düşbaz yapıyordu.
*uçurum bilsin ki,
bir deli ipin ucunu kesti. (:
ışık cızırtısı

her şey bu kadar mı?
evet.
biter her şey..
ölünce yahut yaşarken
yaşarken bitenler
çekmece ses ve sayısını artırır
başucumda,
hemen yanıdibimde
ezan sesi gibi,
olmuşa, bitmişe kapaklanma sesleri ..
ışık cızırtısı
öldürmeden mi bitirmeli yoksa
bitirirken az sonra kapanacak bir kuyuya mı yitirmeli
var mı olmalı ille
bu yükseltisiz cızırtı
bozuk olan en iyi ses ..
uğraşmasak da düşse yere kutu
içinden en umulmamış anda
bir ışık cızlasa
ya da çekse bin ekrandan biri
hayatının milyon kanalından sadece biri
hem de
en tabiatiyle gri
dersimizin sonucu
uğraşmasak,
masak da saklandıkları yerden
sakladıklarını sunsalar.
evet.
* "aşk yeşerecek,
başka bahara".
ışık alışık aşka

saat beni geçeli çok olmuş
geceye çöreklenmişim ..
"vakit tamam" diyor şarkı
ve saat ölü doğuyor
bir başka uzaklığa
ilave ediyor kendini
geceden ..
ve her kımıldanış
değil elimdeki
değil bedenimdeki
değil bendeki
her kımıldama yanlısı hareket bile
kainatta
hatırlatıyor seni
avunuyorum her zaman ki gibi
hatırlıyorsan unutmuşsun demektir
her şey düşünün altından çıkıyor,
insan düşününce seni,
her şeyi düşünmüş oluyor,
içteki
güçlü olman, diyorum
sade adına bahis değil
, görüyorum ki
her aşkı sevdiğimde sende
denk geldiğim bir anda, zatına
farketmiyor,
sesinin silüeti kalmışken yanağımda
geçmişken sen hızlıca
hiç farketmiyor
herhangi bir şekilde var isen
ve zaten yok iken bende sen
bende hiçbir şey var olamıyorken
işte sen,
düşlenince,
bende
sıkıca çekiyorsun beni,
sonrası küm kem ..
*vakit tamam değil geç
bu şiir için,
29'10'07.
içimde nota var

içimde nota var
kocaman
gördüm bir zaman
ve kaçtım çoktan
içimdeki nota durmadan var
kandırır gibi beni
sahiplenir içimdeki
gaip her şeyi
seslenip ara ara delirtiyor beni
kağıt kalem yoksa yanımda
ele güne çalınıp, rezil ediyor beni
ne yalan söyleyeyim içimde nota var
ara ara si ara ara do,
bacakları kırık bir piano
küllerine ayrılmış bir soprano
seslendirmek için
farksız
senli başka sensiz başka
tüm insan hatlarında
bazen hazmı zor bir anda
deli ediyor beni ..
var ama.
denecek´
her yerde olması olağan olmalı bir ağacın,
gökyüzü kadar ..

